10-14 Yaş Grubu İnternet Kullanımı

Raporu İndir

Araştırmanın amacı, Türkiye’de 10-14 yaş aralığındaki çocuklarda internet kullanımının, aile içi iletişim ve ilişkilere, eğitim ve başarı durumuna, bağımlılığa ve gerçeklik sanallık algısına etkilerinin belirlenmesidir.

Çalışmada nicel-nitel araştırma ve veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli tercih edilmiş ve betimsel analizler yapılmıştır. Burada yaş grupları itibariyle geniş olan bu grubun düşünce, tutum ve davranışlarını belirlemek hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde ikamet eden 10-14 yaş aralığındaki kız ve erkek çocuklar oluşturmaktadır. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı eğitim istatistiklerine göre İstanbul ilinde resmi, özel ve açık öğretim niteliğindeki toplam 1.730 ortaokulda öğrenim gören 973.589 kişi araştırma evrenini ifade etmektedir. Bu kapsamında belirlenen örnekleme uygun olarak 10 -14 yaş aralığında yer alan toplam 385 kişi ile 34 sorudan oluşan geçerli anket çalışması yapılmıştır. Bu veriler betimsel istatistik teknikleri ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. 385 geçerli anket verisinin analizleri SPSS Statistic 21 (Statistical Package fort he Social Scincies) istatistik programında Frekans analizi ve iki değişkenli çapraz analiz yöntemleri kullanılarak yapılmıştır.

Diğer yandan veri setini çeşitlendiren ve araştırmayı güçlendiren bir diğer veri kaynağı odak grup görüşmelerinden elde edilen bulgulardır. Aile içi iletişim ve ilişki, eğitim-başarı durumu, bağımlılık ve gerçeklik-sanallık algısı olmak üzere 4 ana başlıkta geliştirilen toplam 13 soru ile hazırlanan odak grup görüşmeleri, çocuğun cinsiyeti ve yaşı, annenin eğitim ve çalışma durumu, aile gelir durumu ve babanın desteği değişkenleri dikkate alınarak, 7 ve 8 kişiden oluşan iki farklı grupla; 10 – 14 yaş aralığında çocuğu olan toplam 15 anne ile gerçekleştirilmiştir.

Odak grup görüşmeleri için belirlenen A ve B grupları ailenin gelir durumu, annenin eğitim durumu ve çocuğun cinsiyetine göre iki farklı grup olarak belirlenmiştir. Bu görüşmelerde yer alan katılımcıların tümü 10,11,12,13 ve 14 yaşında çocuğu bulunan, boşanmamış/ayrı yaşamayan, eşi sağ ve gönüllü olarak araştırmamıza katılan annelerden oluşmaktadır. Gerçekleştirilen iki odak grup görüşmesinde ulaşılan kayıtlar ve bilgiler çözümlenerek kalitatif bir veri seti meydana getirilmiştir. Elde edilen bilgi ve bulguların analizinde ise tüm veri setinin değerlendirilmesinden ziyade, katılımcıların çarpıcı, vurgulu, öne çıkan ve dikkat çekici yorumlarını içeren ortak ve farklı verilerden yararlanılmıştır. İki odak grup görüşmesinin deşifre ve çözümleme çalışmaları sonucunda 60 sayfalık bir veri seti elde edilmiştir.

Bulgular değerlendirildiğinde, Türkiye’de çocukların evlerinde ve evlerinde daha çok odalarında, zaman olarak yoğun şekilde resmi tatiller ile hafta sonları internete erişim sağladıkları ve internet kullanımını daha çok kendilerine ait akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlarla gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Çocukların internet kullanım amacının daha çok sosyal medya kullanımı, film/dizi izleme, mobil/online oyun, ödev ve konu araştırma, müzik dinleme, eğlence ve iletişim amaçlı etkinlikler olduğu görülmüştür.

Katılımcıların %86,5’inin evinde internet varken %65,7’sinin telefonu da bulunmaktadır. 10 yaş grubundakilerin %30’u, 14 yaş grubundakilerin ise %96’sı telefon sahibidir. Telefonu olmayanların aile bireylerinin telefon/tabletlerini kullanma eğiliminin yüksek olduğu görülmüştür.

Genel olarak ebeveynlerin çocukların internet bağımlılığını, süre ve davranış olarak iki farklı yaklaşımla değerlendirdikleri, bazı ailelerin 3 saat ve üzeri internet kullanımını bağımlılık olarak tanımlarken bazılarının ise ders ve sorumluluklarını aksatma, vazgeçmeme, yalnız kalmayı isteme gibi davranışları göstermelerini bağımlılık olarak tanımlandıkları belirlenmiştir. Diğer yandan oyun bağımlılığının erkek çocuklarda, sosyal medya bağımlılığının ise ağırlıklı kız çocuklarda olduğu tespit edilmiştir. Özellikle oyun bağımlılığı olan çocukların gerçeklik ve sanallık algıları ile ilgili sonuç da çarpıcıdır. Bu çocuklar fenomenlerin, kahraman figürlerin ve ünlülerin etkisi altında daha fazla kalmakta ve onlara ait pek çok şeyi gerçek dünyalarına aktarmaktadırlar.

Çocukların internet kullanım süresi ve düzensizliği veya bağımlılık durumları, aile içi iletişim ve ilişkileri olumsuz yönde etkilemektedir. Aile içi ve iletişim bakımından babaların iş yoğun yaşamları annelerin çocukları ile olan ilişki ve iletişimlerinde daha fazla yıpranmalarına ve yönlendirici etkilerini gün geçtikçe kaybetmelerine yol açmaktadır.

Eğitim ve başarı durumuna etkileri ise genellikle aileler gözetiminde ve yönlendirmesinde yapılan kullanımların sınav, ödev ve araştırma gibi durumlarda çok faydalı olduğu, ancak kontrolsüz ve uzun süreli kullanımların çocukların motivasyon ve odaklanmalarına engel olarak okul başarılarına olumsuz etki ettiği tespit edilmiştir. Çocukların %46,8’i sınav zamanı interneti kullanmadığını, %32,2’si interneti hem kullandığını hem de sınavında başarılı olabildiğini, %21’i ise sınav zamanı internet kullandığını beyan etmiştir. Bilgisayar/Telefon/Tablet ile internette vakit geçiren çocukların %43,9’u bazen internette çok vakit geçirdiğini, %31,7’si gerektiği kadar interneti kullandığını, %24’ü ise internette çok zaman geçirdiğini ve biraz daha dikkatli olması gerektiğini belirtmiştir. Bu veriler çocukların internet kullanım sürelerini aşma eğiliminde olduklarını ancak sınav zamanları ve hafta içi günlerde ailelerin kullanım süresini yönlendirmede nispeten başarılı olduklarını göstermektedir.